...
Bir de şu var bireylerin duygusal
yoğunlukları ayarı sabit bir terazi değil. İnsan çoğu zaman kardeşi ile en
yakın arkadaşı ile bir değil! Yani bu çok doğal aslında. Bana mahrem; sana
rahatlık belki, bana kolay diğerine dünya zoru belki. Dolayısı ile iletişimde kırılmalar,
kopmalar çok doğal. Hâlbuki biraz dikkat ile aşılabilir belki. Herkes
birbirinin işine burnunu sokmaktansa kendi işine bakabiliyor olsak ve en
önemlisi yargılamak sanki bize düşmemişcesine -ki asla düşmez ya özünde – daha kolay
olmaz mıydı? Daha az incindiğimiz gibi, daha az incinir olurduk. Ve daha kolay
olurdu. Bu kadar da basit olurdu. Zaten hayat bu kadar kısa iken aslında tam da
olması gerektiği gibi olurdu…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder