24 Ekim 2015 Cumartesi

Kimse kimseye olumsuz ses olmasın...

Sevgili insanlar;
Lütfen bana yapamayacaklarımı söyleyip durmayın. Benim sınırlarım- varsalar eğer- sanmıyorum ki belirliyecileri siz olasınız. O zaman niye beni karamsarlığa itme çabalarınız? Yapamayacağımı görmekten mi; kendi yapamadıklarınızı, yapamayacaklarınız sorgulamayan iç sesinizden mi? Siz de karanlıktan çıkmaya çalışamaz mısınız? Daha eğlenceli olmaz mıydı?

Hatta bazen serzenişlerin en basiti ile; bazen en yakınımdakilere bile sorasım geliyor bağıran  cümleler ile. ‘ Ben size yapıyor muyum?’ Sürekli yapamayacağınızı söylüyor muyum? Sonra korkuyorum; ya yapıyorsam diye. Tanrı korusun. Umarım yapmıyorumdur. Velhasıl kelam; yapar yapmaz; ister yapamaz o ayrı. Kimse kimseye olumsuz ses olmasın…

4 Ekim 2015 Pazar

çünkü kitap ayraçları düştü aklıma...



Severim k,kitapları ama sevmem kitap ayraçlarını. E peki nasıl hatırlarım kaçıncı sayfada kaldığımı? Kitap sayfası kıvırmayı oldum olası içim almadı. Ben de madem aklımda tutarım kaldığım sayfayı. Nerede canım öyle her zaman hatırlayacak hafıza. 271 bazen 223 oluverir ne ala. Göz kararı bakınca şöyle bir kitaba; bazen hoşuna gider geriden gelen sayfayı bir kere daha. Ya da bir izlenim edinmek aslında bir sonrakinden kalan sayfada. Kendi kendime oyun gibi olsa da asıl diyeceğim şu ki; severim kitapları da ısınamadım kitap ayraçlarını...