Resmiyette kış başladı. Gerçeklikte de esasen. Ankara beyaza sarılmış bile. Gerçi memleketin daha çetin kışlı vilayetleri de yok değil coğrafyamızda. Ben çözemedim bu sene neden bu inatlaşmam . İnatlaştığım kim onu da çözemedim ya hadi neyse. Hala kendimi sonbaharda tutma çabam. Hadi itiraf edeyim utanmasam bir 'yaz sonu' kıvamında yaşamak istediğim günlerin sıcaklığı. Bir damla güneş görünce heyecanlanmalarım. Sanmıyorum ki kışı sevmediğimden. Üşümeyi sevmesem de hiç böyle korkar gibi bekledim de gelmesini. Zamanla mı inatlaşıyorum acaba? Sanki geçmesin deyince geçmeyecek gibi. Öyle hala öğrenemediysem ben ne yaparsam yapayım geçeceğini; e vay halime o zaman.
Aslında belki de evet hala öğrenemedim. Belki de ne zararı var ruhum biraz daha kalsın son bahar; hatta son yaz sanrısı ile. Kime ne zararım var. Kendimi çok kaptırıp üşümedikten sonra. Hem vay halime; hem de ruhuma sağlık deliliğine; dedim ya kime ne zararım var?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder