3 Ekim 2014 Cuma
Yapmayan var mı? Koleksiyon diyorum yapmayan azdır. Misket biriktiren çocuklar olurdu mahallede. Pul koleksiyonları arada espri konusu olsa da en asillerinden değil mi koleksiyonların? Ben 'peçete koleksiyonu kızları' kuşağındanım. Çok kıymetli idi. Zira renkli peçetelerin ilk günleri idi. Hele bir de zor bela; nasıl olduğunu da pek anlayamadan, yurt dışından gelen renkleri sanki ilk defa tanıyorcasına gözlerimizi alan peçeteleri hatırlar mısınız? Ah bir de simlileri olurdu mesela. Ya beyaz peçetelere keçeli kalem ile sanat yapma çalışmalarımıza ne demeli? İçimizde çok yetenekliler yok değildi; ama benim gibi resme yeteneksizseniz ortaya çıkanlar komedi idi. Ama yinede de onlar da güzide koleksiyonumuzda 2. sırada durulardı. Zira ilk sıra daima yurt dışı peçeteleri alırdı. en altta da herkeste olduğu için rağbet görmeyen zavallı peçeteler. Bir de mekanların peçeteleri vardı tabii. Gittiğimiz yerlerden bir tane de en yakın arkadaşımızın koleksiyonuna alır ve gidemediklerimize de giden olursa rica ederdik peçete getirsin diye. 'Mekan peçeteleri' kategorisinde bir numaram o zamanın Ankara'sında Karanfil Sokak'ta yer alan 'Kebabistan' isimli bir lokantanın beyaz üzeri yeşil peçetesi idi. Aslında bir özelliği yoktu ama mekanın adı öyle hoşuma giderdi ki sanıyorum peçeteyi sevmem bundandı.
Çocukluktan kalanlar çoktan başkalarına devredildi. Zaten yeni nesil de pek peçete koleksiyonuna meraklı değil gibi. Ama ben şimdilerde tekrar toplamaya başladım peçeteleri. Bu ara en düşündüğüm 'biriktirmek' eylemi aslında. Sanki biletleri, peçeteleri, bardak altlıklarını anın yaşandığına dair ne varsa biriktirince daha mı sağlam oluyor yaşadıklarımız? Unutmaktan korktuğumuz için mi, gerçekten yaşandığına iyice inanmak için mi, hatırladıkça gülümseyebilmek aynı duygu ile tekrar yoğrulabilmek için mi? Bilmem hangisi ve belki de hepsi.Belki zamanla bulurum nedenini.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Ablam dev peçete koleksiyonunu bana miras bıraktığında kıymetini bilemeyerek kaybetmiştim. Şu an yüksek meblağlar ödemeye hazırım o koleksiyonu geri alabilmek için. Ama yok, sonsuza kadar yok oldu ne kadar üzücü.
YanıtlaSilMekan peçeteleri kesinlikle en sevdiklerimdendi. Kenarında köşesinde bazen kahve lekesi, kalemle yazılmış bir kaç sözcük yani dolu dolu yaşanmışlık.
Hadi yeniden başlayalım peçete biriktirmeye. O zamanları ve tertemiz yüreğimizi geri alamayız ama anısını yaşatabiliriz belki :)
İyi ki varsın...
Ne kadar da özenle yazmıştım yorumuna cevabımı ama yayınlanmamış. Acemilik bu olsa gerek. Ama diyorum ki hani şarkıda diyor ya' belki benim kağıt param param bi şekilde döne dolaşa...' ; belki bir yerinden başlarsak tekrar biriktirmeye ablanın peçetelerinden biri koleksiyonuna gelip katılır... Çok mu umutlu bir düşünce? Ama neden olmasın?
SilSenin hayal gücünü severim ben her şeyinden çok ♥ Şu umuda tutunuşunla büyüleniyorum her seferinde. Hayalperestliğim özelliklerim arasında en başta saysam da demek ki yüzümü gerçeğe çok dönmüş, umudumu çok kaybetmişim ben. Hadi o zaman birlikte başlıyoruz peçete koleksiyonuna.
SilVe senin bu umudunu hatırlıyorum hep ♥